Gaius Julius Sezar kimdir? Geldim, Gördüm, Yendim' sözünün sahibi Gaius Julius Sezar kimdir?

Jül Sezar’ın yaşamı: Roma’da doğumu, siyasi yükselişi, Gallia seferleri, diktatörlüğe gidişi, reformları ve Senato’daki suikastla ölümü.

 0
Gaius Julius Sezar kimdir? Geldim, Gördüm, Yendim' sözünün sahibi Gaius Julius Sezar kimdir?
Gaius Julius Sezar

Jül Sezar Hakkında

Doğumu ve ölümü: Roma diktatörü Jül Sezar, MÖ Temmuz 100’de Roma, İtalya’da dünyaya geldi; MÖ 15 Mart 44’te yine Roma, İtalya’da, Senato’da öldürüldü.

Kimdir ve nasıl tanınır? Jül Sezar; Roma’nın önde gelen askerî ve politik figürlerinden biri olmasının yanı sıra, döneminin en parlak komutanları arasında gösterilen bir general ve devlet adamıydı. Ayrıca yazar yönüyle de ün kazanmıştır. Siyasi tutumunda çoğu zaman halktan yana bir çizgi izledi; Roma aristokrasisinin halk üzerindeki baskısını azaltmaya dönük adımlar atmaya çalıştı.

Ailesi ve adıyla ilgili anlatı: Annesi Aurelia Cotta, babası Gaius Julius olarak bilinir. Sezar’ın adının kökenine dair yaygın bir iddiaya göre, doğumunun “kesilip alınarak” gerçekleştiği ve bu nedenle “kesilip alınan” anlamına geldiği söylenen “Ceasar” adını aldığı ileri sürülür; bu anlatı, günümüzdeki sezaryen terimiyle de ilişkilendirilir.

Gençlik dönemi ve Bitinya söylentileri: MÖ 80’de genç Sezar, elçi sıfatıyla Bitinya Kralı IV. Nikomedes’in sarayında bulundu. Bu süreçte Nikomedes’le yakınlık yaşadığına dair söylentiler yayıldı; ilerleyen yıllarda politik rakipleri bu iddiaları “Bitinya Kraliçesi” lakabıyla Sezar’a karşı kullanarak onu zor durumda bırakmaya çalıştı.

Cornelia evliliği, sürgün ve eğitim: Caesar’ın MÖ 83’te Marius taraftarlarından 1. Cornelius Cinna’nın kızı Cornelia ile evlenmesi, onu Marius cephesine yaklaştırdı ve Sulla–Marius çekişmesinin içine çekti. Bu nedenle Roma’dan ayrılmaya zorlandı; ancak Sulla’nın MÖ 78’deki ölümünden sonra Roma’ya geri dönebildi. Ardından hitabet eğitimini ilerletmek için Rodos’a giderek, Marcus Tullius Cicero’nun da hocası olan ünlü hatip Apollonius Molo ile çalıştı. Yaklaşık beş yıl sonra Roma’ya dönüp kendisini tamamen siyasete adadı; Pompeius tarafını tuttu ve cömertliğiyle halk desteği kazanmayı hedefledi.

Korsanlara esir düşmesi ve intikamı: Sezar, Rodos’a deniz yoluyla giderken Ege Denizi’nde korsanlar tarafından yakalandı. Korsanlar onu Antalya’ya götürerek yirmi talent fidye istedi. Sezar’ın bu olayda korsanlara bağırarak söylediği aktarılır: "Hayvanlar, ben yirmi talentlik bir esir miyim? Yakaladığınıza iyi bakın, size elli talent getirteceğim ve elinizden kurtulduğumda göreceksiniz, hepinizi astıracağım!" Roma’daki ailesine Antalya’dan mektup gönderdi; fidye gelene kadar korsanların yanında içip sohbet ettiği, şiir okuduğu ve oyunlar oynadığı anlatılır. Otuz sekiz gün süren tutsaklığın ardından fidye ödenince serbest kaldı; Milet’e gidip gemiler temin ederek korsanları Antalya açıklarında yakaladı, zincire vurdurup Bergama’ya götürdü ve valinin satış planını beklemeden korsanları çarmıha gerdirdi.

Pompeia ile evlilik, praetorluk ve Birinci Triumvirlik: Cornelia’nın ölümü üzerine Sezar, MÖ 68’de Pompeia ile evlendi. MÖ 66’da konsüllükten önce gelen praetorluk makamına yükseldi. Batı Hispania’daki ayaklanmayı bastırırken elde ettiği ganimetlerle borçlarını kapattı ve konsüllük için Roma’ya döndü. MÖ 59’da muhafazakâr Marcus Bibulus ile birlikte konsül seçildi. Aynı yıl, Anadolu’dan dönen Pompeius ve Crassus ile anlaşarak Birinci Triumvirlik’i kurdu.

Roma’da güç dengeleri ve Gallia seferi: Konsülken yönetimde ağırlığı tek elde toplama eğilimi göstererek Senato’yu ikinci plana itti. Çıkardığı bir düzenlemeyle yoksul vatandaşlara ve Pompeius’un terhis edilen askerlerine toprak dağıttı; vergilerin üçte birini bağışlayarak subayları yanına çekti. Beş yıllık dönem içinde Dalmaçya (İllirya), Kuzey İtalya ve Güney Fransa valiliklerini elde etti. Rakipleri Marcus Tullius Cicero ve Cato’nun Roma’dan uzaklaştırılmasını sağladıktan sonra MÖ 58’de Gallia’ya girdi; sekiz yıl boyunca Ren Nehri’nden Pireneler’e uzanan geniş bir bölgeyi kontrol altına aldı. Bu seferin getirdiği ganimet ve tecrübeli ordu, onu Roma’nın en güçlü isimlerinden biri hâline getirdi.

Triumvirliğin dağılması ve iç savaş: MÖ 53’te Crassus’un ölümü ve Pompeius’la ilişkilerin bozulmasıyla Triumvirlik dağıldı. MÖ 49’da Senato, Pompeius’un etkisiyle Sezar’ın ordusunu terhis etmesini isteyince Sezar, emrindeki 5000 askerle Gallia–İtalya sınırını oluşturan Rubico ırmağı kıyısına ilerledi. Yaklaşık 60 gün süren çatışmaların ardından Sezar’ın kuvvetleri İtalya üzerinde hâkimiyet kurdu.

Pompeius’un yenilgisi, Mısır ve Anadolu: Sezar, Pompeius’u Yunanistan’a kadar izledi ve MÖ 48’de Pharphalus’taki meydan savaşında onu yendi. Sonrasında Mısır’a geçti. Pompeius, Sezar’ın gözüne girmek isteyen Mısır çevrelerince İskenderiye’de öldürüldü. Sezar Mısır’da, Kleopatra ile kız kardeşi arasındaki taht mücadelesini Kleopatra lehine sonuçlandırdı; ardından Anadolu’ya geçerek Pontus Kralı Pharnakes’i MÖ 47’de mağlup etti ve zaferini Senato’ya "Geldim, Gördüm, Yendim" sözleriyle bildirdi.

Son zaferler ve tek otorite oluşu: Sezar’ın başarıları devam etti; MÖ 46’da Kuzey Afrika’da Pompeius’un başsız kalan ordusunu, MÖ 45’te İspanya’da Pompeius’un iki oğlunu yenilgiye uğrattı. Bu süreç sonunda Roma yönetiminde yetkileri tek elde topladı. Hükümdarlık unvanı dışında, haleflerine de geçmesi şartıyla imparator unvanını aldı; diktatörlüğü 10 yıl uzatıldı. Quirinus Tapınağı’na heykeli dikildi ve ağustos ayına onun adından hareketle Julius adı verildi.

Kişisel kayıp: MÖ 45 Şubat’ında kızı Tullia’nın ölümü, Sezar üzerinde derin bir etki bıraktı; bu sarsıntıyı yaşamı boyunca atlatamadığı belirtilir.

Islahatları ve yönetim anlayışı: Elindeki yetkileri kullanarak devlet düzenine ilişkin önemli düzenlemeler yaptı; İtalya şehirlerinin hukukî statüsünü sistemleştirdi ve eyalet yönetimini iyileştirdi. Borçlara dair yasaları yumuşattı; eyalet halkına vatandaşlık ve senatör olabilme imkânı tanıdı. Ayrıca yoksulların Kartaca ve Korent’te koloni kurabilmesi için adımlar attı.

Senato ile çatışma ve suikast: Bu uygulamalar Senato’nun gücünü belirgin biçimde sınırladı. MÖ 44’te ömür boyu diktatör olunca, cumhuriyet yerine monarşik bir düzen kuracağı düşüncesi güçlendi. Bunu kabul etmeyen aristokratlar, başta Brutus ve Cassius olmak üzere suikast planladı. MÖ 44’te 15 Mart günü Senato toplantısına giderken öldürüldü. Rivayete göre, suikastçılar arasında sevdiği dostu Brutus’u görünce son sözleri "Et tu, Brute?" (Sen de mi, Brutus?) oldu.

Evlilikleri, ilişkileri ve çocukları

  • Eşleri:Cornelia Cinna minor (MÖ 84–MÖ 68), Pompeia (MÖ 68–MÖ 63), Calpurnia Pisonis (MÖ 59–MÖ 44)
  • Sevgilileri: VII. Kleopatra, Servilia Caepionis (Brutus’un annesi), Eunoë (Moritanya Kraliçesi ve Bogudes’in karısı)
  • Çocukları:Julia Caesaris (MÖ 83/82–54), Caesarion (MÖ 47–30; 17 yaşında Sezar’ın evlatlık varisi Octavianus (Augustus) tarafından öldürtüldü), Augustus Caesar (evlatlık)
Emrah Yosun Emrah Tosun, 90min.tr bünyesinde futbol ve spor dünyasına dair güncel gelişmeleri takip eden, analiz eden ve okuyuculara tarafsız, güvenilir içerikler sunan deneyimli bir haber yazarı ve editörüdür. Özellikle Süper Lig, Avrupa futbolu ve transfer haberleri konularında uzmanlaşan Tosun, sporseverlere hızlı ve doğru bilgi akışı sağlama misyonuyla çalışmalarını sürdürmektedir.