İtalyan spor yazarları, Dünya Kupası önerisine mesafeli yaklaştı

İtalya’da spor kamuoyu, İran’ın yerine 2026 Dünya Kupası’na İtalya’nın alınması yönündeki öneriye sıcak bakmadı. ABD’li yetkili Paolo Zampolli’nin gündeme taşıdığı fikir, hem İtalyan basınında hem de siyaset ve futbol çevrelerinde “uygunsuz” ve “gerçekçi olmayan” bir çıkış olarak değerlendirildi.

 0
İtalyan spor yazarları, Dünya Kupası önerisine mesafeli yaklaştı

Öneri İtalya'da heyecan değil soru işareti yarattı

İran’ın 2026 Dünya Kupası’ndan çıkarılması halinde yerine İtalya’nın alınabileceği yönündeki öneri, İtalya spor gündeminde geniş yankı uyandırdı. Ancak ülkedeki yorumcular ve futbol çevreleri, bu ihtimali sportif meşruiyet açısından sorunlu buldu. Özellikle İtalya’nın turnuvaya sahada hak ederek katılamamış olması, tartışmanın merkezindeki en önemli nokta oldu.

İtalyan basını öneriye temkinli yaklaştı

İtalyan spor medyasında çıkan değerlendirmelerde, böyle bir senaryonun futbolun temel rekabet düzeniyle çelişeceği görüşü öne çıktı. Haberlerde önerinin, kamuoyunda gurur verici bir “geri dönüş” olarak değil, daha çok rahatsız edici ve tartışmalı bir ihtimal olarak ele alındığı görüldü. Reuters’ın aktardığına göre İtalya’daki genel hava, bu fikrin utanılacak bir kestirme yol olduğu yönünde şekillendi.

Resmi çevrelerden de soğuk mesaj geldi

İtalya Spor Bakanı Andrea Abodi, böyle bir adımın ne mümkün ne de uygun olduğunu söylerken, Ekonomi Bakanı Giancarlo Giorgetti ise öneriyi “utanç verici” olarak nitelendirdi. Eski teknik adam Gianni De Biasi de İran’ın olası bir dışlanması halinde yerinin başka bir Asya temsilcisiyle doldurulması gerektiğini savundu. Bu açıklamalar, İtalya’da yalnızca medya değil resmi çevrelerin de öneriye mesafeli olduğunu ortaya koydu.

FIFA cephesinde mevcut tablo değişmedi

FIFA ise İran’ın turnuvadaki yerinin sürdüğünü ve sporun siyasetten ayrı tutulması gerektiğini vurguladı. Bu nedenle şu aşamada İtalya’nın Dünya Kupası’na dahil edilmesine yönelik somut bir süreç bulunmuyor. Ayrıca İtalya’nın üst üste üçüncü kez Dünya Kupası’na katılamamış olması, ülkede asıl tartışmanın “arka kapıdan katılım” değil futbolun yapısal sorunları olması gerektiği yorumlarını güçlendirdi.