Kazıklı Voyvoda Kimdir? Gerçek Dracula: Kazıklı Voyvoda Kimdir?
III. Vlad Tepeş (Kazıklı Voyvoda)’in rehinlikten Eflak voyvodalığına, Osmanlı’ya isyanına, 1462 seferine ve 1476’daki ölümüne uzanan yaşamı.
Kazıklı Voyvoda'nın Hayatı ve Mirası
Kazıklı Voyvoda (III. Vlad Tepeş), düşmanlarına—özellikle esir alınan Osmanlı askerlerine—kazığa oturtma gibi ağır işkence yöntemleri uygulamasıyla tarihte sert bir şöhrete sahip olmuştur.
Kısa Kimlik Bilgileri
- Doğum:??.??.1431, Sighişoara, Romanya
- Ölüm:??.Aralık.1476, Bükreş, Romanya
- Meslek / Konum:Devlet Başkanı (Eflak Voyvodası)
Çocukluğu ve Osmanlı Sarayındaki Rehin Yılları
III. Vlad, 1431 yılında Romanya’nın Sighişoara bölgesinde dünyaya geldi. Tarihte “Kazıklı Voyvoda” adıyla bilinse de asıl adı III. Vlad Tepeş olarak geçer. Babası Osmanlılar karşısında yenilgi yaşayınca, Vlad’ı kardeşi Radul ile birlikte Osmanlılara rehin vermek zorunda kaldı.
Bu süreçte III. Vlad, 1442-1448 yılları arasında Osmanlıların elinde rehin olarak kaldı; 2 yıl Edirne’de, ardından 4 yıl Nif ve Tokat çevresinde, diğer beylik şehzadeleriyle birlikte yaşadı. Osmanlılara rehin verildiğinde on iki yaşında olan Vlad, bir dönem Edirne sarayında tutuldu; burada Şehzade II Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) ile birlikte Molla Gürani’nin derslerine katıldığı aktarılır. Bu eğitim sürecinde iki kardeşin, Şehzade II. Mehmet ile benzer seviyede bir eğitim gördüğü; Molla Gürani’den İslam akaidi, matematik ve mantık gibi alanlarda ders aldıkları belirtilir.
“Dracula” Adının Kökeni ve Lakapları
Vlad’ın “Dracula” adıyla anılmasına ilişkin açıklama şu şekilde verilir: “Vlad Dracula" isminin kökeni, babası 2. Vlad'ın içinde bulunduğu "Ejderha Kardeşliği" (Order of the Dragon) birliğindeyken ona verilen Vlad "Drakul" yani Ejder Vlad lakabından gelmektedir.
Ayrıca farklı toplulukların Vlad’ı farklı lakaplarla andığı da ifade edilir:
- Kendi halkı: Tepeş (cellat)
- Macarlar: Drakul (şeytan)
- Osmanlılar: Kazıklı Voyvoda
Eflak Tahtı Mücadelesi ve İlk İktidar Denemesi (1448)
Babasının ve abisinin ölümü sonrası Eflak voyvodalığı için öne çıkan isimlerden biri Vlad oldu. Osmanlı desteğini arkasına alarak Eflak’ın başına geçmeyi hedefledi. 1448 yılında, İkinci Kosova Savaşı sonrasında Osmanlı desteğiyle Eflak yönetimini ele geçirmeye çalıştı; ancak kısa süre içinde Macaristan tarafından desteklenen Eflak voyvodası II. Vladislav karşısında yenilerek Boğdan’a sürgün edildi.
1456’da Tahta Çıkış ve Sert Yönetim Dönemi (1456-1462)
1456 yılında Erdel beyi János Hunyadi (Hunyadi Yanoş), Belgrad’ın Osmanlı kuşatmasına karşı savunmasına giderken Vlad’a güney Erdel’in savunması için bir ordu verdi. Bu fırsatı değerlendiren Vlad, Eflak’a sefer düzenledi; II. Vladislav’ı öldürdü ve Osmanlı Devletinin desteği ile Fatih Sultan Mehmed’in izni doğrultusunda III. Vlad adıyla Eflak voyvodası oldu. Bu dönemi 1456’dan 1462’ye kadar sürdürdü; yönetimi boyunca düşmanlarını farklı yöntemlerle cezalandırdığı ve idam ettirdiği vurgulanır.
Osmanlı ile İlişkilerin Bozulması ve İsyan
Başlangıçta Osmanlı ile ilişkileri sorunlu görünmez; yıllık vergiyi zamanında verdiği ve olumsuz bir girişimde bulunmadığı anlatılır. Ancak Eflak tahtını güçlendirme ve ittifaklarını sağlamlaştırma çabaları içinde Vlad’ın, Macar Kralı Mathias’ı kendi akrabası olan bir soylu ile evlendirdiği; bir süre sonra bu ilişkilerin bozulduğu belirtilir. Zamanla Vlad’ın başarılarıyla öne çıkıp Osmanlı’ya ödediği vergileri aksatmaya başladığı aktarılır.
Özellikle 1459 itibarıyla Osmanlı’ya vergi ödemeyi reddettiği ve Macaristan Krallığı ile ittifak kurduğu ifade edilir. Bu dönemde Fatih’in Mora ve Karadeniz’deki fetihlerle meşgul olmasını fırsat bildiği de belirtilir.
Tuna’yı Aşan Akınlar ve Şiddet İddiaları (1460-1461)
Fatih Karadeniz seferine giderken İshak Paşa’yı az bir kuvvetle Edirne’de bıraktı. Bu durumdan faydalanan Vlad’ın isyan ettiği; Tuna’yı geçerek Dobruca’yı ve Kuzey Bulgaristan’ı yağmaladığı anlatılır. 1460-1461 arasında Tuna’yı aşıp Sırbistan’a ve Karadeniz kıyılarına kadar ilerlediği; kendi ifadesiyle 23.884 Türk ve Bulgar’ı öldürdüğü ve 20.000 Osmanlı savaş esirini kazığa geçirdiği bilgisi verilir. İshak Paşa’nın elindeki kuvvet az olduğu için Vlad’ın peşine düşemediği de eklenir.
1462 Osmanlı Seferi ve Târgovişte’deki Sahne
Bu gelişmeler üzerine Osmanlı ordusunun 1462 yılında Fatih Sultan Mehmed komutasında Eflak üzerine sefere çıktığı belirtilir. Veli Mahmud Paşa’nın hatıratına dayandırılan anlatımda, ordunun uzun mesafeler boyunca içilecek su bulmakta zorlandığı ve sıcakla mücadele ettiği aktarılır.
Osmanlı askerleri Eflak’ın başkenti Târgovişte’ye ulaştığında, yaklaşık 5 kilometre boyunca kazıklarla dizili bir alandan geçildiği; alanın yaklaşık üç kilometre boyunda bir kilometre eninde olduğu ve erkek, kadın, çocuk yaklaşık 20 bin kişinin kazığa geçirilmiş halde bulunduğu anlatılır. Bu manzaranın askerlerin moralini bozduğu ve sarsıcı etki yarattığı ifade edilir.
Târgovişte’nin Alınması, Kaçış ve Yakıp-Yıkma Politikası
Osmanlı ordusu 4 Haziran 1462 tarihinde Târgovişte kalesini aldı. Vlad’ın Fatih Sultan Mehmed’e yönelik başarısız bir suikast girişiminden sonra kaçtığı; geri çekilirken kuyuları zehirlettiği, ekinleri yaktırdığı, hayvanları öldürttüğü belirtilir. Ayrıca hapishanelerdeki mahkûmları ve hastaları serbest bıraktırıp Osmanlı askerleri arasına karışmalarını teşvik ettiği anlatılır.
Tutuklanma, Radul’un Yönetimi ve Son Dönem (1462-1476)
1462 yılında Vlad’ın ordularının yenilmesiyle Eflak’ın yeniden Osmanlı Devleti’ne bağlandığı aktarılır. Vlad’ın Erdel üzerinden Macaristan Kralı Matthias Corvinus’tan yardım istemesine rağmen, Macaristan’ın Eflak’taki yeni yönetimi tanıdığı ve yardım talebini kabul etmediği belirtilir. Vlad’ın aynı yıl Matthias Corvinus’un emriyle tutuklanıp Budin’e getirildiği ifade edilir.
Bu sırada Fatih Sultan Mehmed, Kazıklı Voyvoda’nın yerine kardeşi Radul’u, yıllık on iki bin duka vergiye bağlayarak Eflak beyliğinin başına getirdi; Radul’un Osmanlılara bağlılığını sürdürdüğü aktarılır.
Hapsedilen Vlad’ın daha sonra kral ve ailesiyle ilişkilerini geliştirdiği; 1474’te sürgün döneminin sona erdiği ve Eflak’ı yeniden ele geçirmek için planlar kurduğu belirtilir. 1476 yılında kuzeni Stefan Cel Mare (Büyük Stefan) ile Eflak’a dönerek yeniden voyvoda ilan edildiği; aynı yıl Aralık 1476’da Bükreş yakınlarındaki Balteni’de, Mihaloğlu Ali Bey akıncılarının ani baskınıyla yakalanıp başının kesildiği aktarılır. Kesilen başın, öldürüldüğünün kanıtı olarak İstanbul’a Fatih Sultan Mehmed’e gönderildiği belirtilir.
Mirası: Korku, Efsane ve Kahramanlık Algısı
Vlad hakkında “vampir” söylentilerinin Almanya, Macaristan ve Rusya’da yayıldığı; buna karşın Romen halkının onu bir kahraman olarak görmeyi sürdürdüğü ifade edilir. Yönetimi boyunca uyguladığı şiddet ve kan dökücülük nedeniyle vampir efsanesiyle özdeşleştiği ve popüler kültürde (özellikle filmlerde) sıkça işlendiği belirtilir.
Son olarak, Kazıklı Voyvoda’nın Aralık 1476’da Romanya / Bükreş’te 45 yaşında öldüğü bilgisi tekrar vurgulanır.