Mehmet Akif Ersoy'un Uyuşturucu Kullanım İtirafı
Mehmet Akif Ersoy ek ifadesinde uyuşturucu kullandığını kabul etti; parti detaylarını anlattı ve birlikte kullandığı isimleri savcılığa verdi.
Etkin Pişmanlık ve İfade Verme Süreci Üzerine Değerlendirmeler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturmasında, 9 Aralık 2025’te gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne sevk edilen Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy’un, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla ek ifade verdiği bildirildi.
Ersoy’un dün öğle saatlerinde Çağlayan Adliyesi’ne getirildiği, soruşturmayı yürüten savcıya verdiği ikinci ifadede ise daha önce gözaltı sonrasında reddettiği iddialara ilişkin tutumunu değiştirerek uyuşturucu kullandığını kabul ettiği aktarıldı. İfadede, kamuoyuna yansıyan uyuşturucu ve seks partilerine yönelik ayrıntılara da değinildiği; bu ortamlarda kimlerle birlikte yasaklı madde kullandığına dair isimlerin ilk kez paylaşıldığı kaydedildi. Yetkililerce aktarılan bilgilere göre, Ersoy’un verdiği isimler arasında siyaset veya bürokrasi dünyasından herhangi bir kişinin yer almadığı belirtildi.
Uyuşturucu Kullandığı Kişileri İfşa Etti
Serbestiyet’ten Erdal Kılınç’ın haberine göre, yaklaşık 3 saat süren ek ifade sırasında Ersoy’un, uyuşturucu teminine ilişkin sorulara şu sözlerle yanıt verdiği aktarıldı: "Ben kimseden uyuşturucu temin etmedim. Gittiğim ortamlarda hazır bulunuyordu. Kimden geldiğini sormadım".
Soruşturma kapsamında daha önce etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin beyanlarının da Ersoy’a sorulduğu, bu çerçevede bazı isimlerle ilgili değerlendirmeler yaptığı ifade edildi. Ayrıca, Ersoy’un birçok ortamda birlikte oldukları tespit edilen A.G. hakkında suçlayıcı anlatımlarda bulunduğu ve birlikte uyuşturucu kullandığı bazı kişiler hakkında bilgi verdiği kaydedildi.
Belirttiği İsimler Üzerinde Soruşturma Başlatıldı
Ersoy’un ifadesinde geçen isimlerle ilgili olarak inceleme başlatıldığı bildirildi. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, Ersoy’un ikinci ifadesinde yer alan isimler üzerinden yeni değerlendirmeler yapılırken, ifadede herhangi bir siyasetçi ya da bürokratın adının geçmemesi dikkat çeken bir ayrıntı olarak öne çıktı.