Osman sınav kimdir, neden öldü? Osman Sınav hasta mıydı, kaç yaşında vefat etti?

Osman Sınav’ın yönetmenlik, yapımcılık ve reklamcılıktan sinemaya uzanan kariyeri; Süper Baba, Deli Yürek, Kurtlar Vadisi ve Pars projeleri.

 0
Osman sınav kimdir, neden öldü? Osman Sınav hasta mıydı, kaç yaşında vefat etti?
Osman sınav

Osman Sınav Hakkında

Osman Sınav, yönetmen, prodüktör, senarist ve reklamcı kimlikleriyle tanınan bir isimdir. Ağustos 1956’da, Burdur’un Yeşilova ilçesinde dünyaya gelmiştir (doğum gününün kesin tarihi kaynaklarda belirtilmemiştir).

Sınav, 20 Mart 2025 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetmiştir. Astrolojik burcu ise Başak olarak kayıtlıdır.

Kariyeri ve Yaşamı

Osman Sınav; yapımcı, yönetmen, senarist ve reklamcı kimliklerini bir arada taşıyan, Türk televizyon ve sinema dünyasında özellikle aksiyon, aile ve politik gerilim hatlarını birleştiren işleriyle öne çıkan bir isimdir. Kimi projelerinde mafya–derin devlet–siyaset eksenindeki hikâyeleriyle geniş kitlelere ulaşırken, kimi işlerinde de sıcak aile anlatılarıyla seyircinin ilgisini toplamıştır. Sinema tarafında ise toplumsal bir sorun olarak öne çıkan uyuşturucu temasını aksiyon diliyle işlediği yapımlarıyla gündeme gelmiştir.

Eğitim Süreci ve İlk Adımlar

Osman Sınav 1956 yılında Burdur’un Yeşilova ilçesinde dünyaya geldi. Sanat eğitimi çizgisi, onun kariyerindeki çok yönlülüğün de temelini oluşturdu:

  • 1975’te İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünü tamamladı.
  • Tasarıma ilgisi nedeniyle 1977’de aynı kurumda Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu Tekstil Dizaynı bölümüne kayıt yaptırdı.
  • Ardından İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Sinema Televizyon Enstitüsü kapsamında eğitim alarak 1979’da mezun oldu.
  • Daha sonraki yıllarda, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) sinema ve televizyon bölümü ile ilişkili bir süreç sonucunda 2012’de özel bir törenle mezuniyet kaydı da yer aldı.

Bu eğitim hattı; görsel dil, kompozisyon ve anlatı kurma becerilerini pekiştirerek Sınav’ın hem reklam hem de dramatik yapımlarda güçlü bir “sahne kurma” yaklaşımı geliştirmesine zemin hazırladı.

Reklamcılık Alanındaki Başarıları

Sınav’ın profesyonel kariyere geçişi reklamcılık üzerinden oldu. İlk etapta Man Ajans’ta metin yazarı olarak çalışarak sektöre adım attı. Ardından 1980–1984 yılları arasında Grafika Lintas bünyesinde reklam kariyerini sürdürdü.

Bu dönemde yalnızca metin yazarlığıyla sınırlı kalmayıp creative grup başkanlığı görevini de üstlendi. Reklamcılıktaki yoğun üretim temposu, onun görsel anlatı kurma refleksini hızlandırdı. Kaynaklarda, yaklaşık 500’e yakın reklam filmi ve kampanya yazdığı belirtilir.

Sinemaya odaklanma isteği ağır basınca 1984’te kendi şirketi olan Sinegraf Film Yapım/Yönetim Ltd. Şti.’ni kurdu. Reklam alanındaki uzun soluklu üretimini ise 1987’de sonlandırarak enerjisini ağırlıklı biçimde sinema ve televizyon projelerine yöneltmeyi tercih etti.

Televizyon Projeleri ve Sinema

Sınav, 1980’lerin sonundan itibaren televizyon filmi ve dizi projeleriyle görünürlüğünü artırdı. Bu süreçte hem kamera arkasındaki yönetmenliği hem de hikâye kurma tarafındaki üretkenliği dikkat çekti:

  • 1987’de, başrollerinde Haluk Kurtoğlu ve Alev Sezer’in yer aldığı Bir Muharririn Ölümü adlı TV filmiyle televizyon için üretim dönemini başlattı.
  • 1989’da senaryosunu İlhami Algör ile birlikte yazdığı Hünkarın Bir Günü geldi.
  • 1990’da art arda Yalancı Şafak, Küçük Dünya ve Aşka Kimse Yok filmlerini çekti.

Televizyon dizilerindeki geniş kitle etkisini ise özellikle şu işle güçlendirdi:

  • 1993’te uzun süre devam eden ve çok geniş bir izleyici kitlesini ekran başına toplayan Süper Baba dizisinin yönetmenliğini üstlendi. Dizi, aile sıcaklığını merkeze alan yapısıyla dikkat çekerken Sınav’ın yalnızca sert türlerde değil, “günlük hayat” duygusunu kuran anlatılarda da etkili olabildiğini gösterdi.

1990’ların ikinci yarısı ve 2000’lerle birlikte farklı türlerde projeler üretmeye devam etti:

  • Melek Apartmanı, Mavi Düşler ve Sıcak Saatler gibi dizilerle televizyon tarafındaki üretimi sürdü.
  • 1998’de, daha önce de birlikte çalıştığı Mehmet Aslantuğ ve Ayşegül Aldinç’in başrollerini paylaştığı Gerilla filmini izleyiciyle buluşturdu.

Sınav’ın televizyon tarihindeki en çok konuşulan işlerinden biri de aksiyon ve politik gerilim eksenindeki dizilerle geldi:

  • 1999’daDeli Yürek dizisiyle büyük ilgi gören bir televizyon ortaklığı doğdu. İlginin sinemaya taşınmasıyla Sınav, 2001’deDeli Yürek: Bumerang Cehennemi için kamera arkasına geçerek kayda değer bir gişe başarısı yakaladı.
  • 2002’de oyuncu kadrosunda Mazhar Alanson’un da bulunduğu Ekmek Teknesi’ne imza attı. Aynı dönem, Türk televizyonculuğu açısından önemli bir eşik sayılan ve reyting başarısıyla öne çıkan Kurtlar Vadisi’nin yönetmenliğini de yaptı. Dizi; mafya ve derin devlet etrafında kurulan ilişkiler ağına yaslanan senaryo yapısıyla büyük ilgi gördü.

Bu çizgiyi takiben farklı projelerde yönetmenlik çalışmalarını sürdürdü; Kapıları Açmak ve Acı Hayat’ın yeni versiyonu gibi yapımlarda da kamera arkasında yer aldı.

Sinema tarafında ise aksiyon diliyle ses getiren bir yapımı öne çıkar:

  • Pars: Kiraz Operasyonu, güçlü oyuncu kadrosu ve görsel efektleriyle dikkat çekti. Film; eleştiriler alsa da, aksiyon türü içinde etkili bulundu ve bazı sinema eleştirmenleri tarafından bugüne kadar çekilmiş en iyi Türk aksiyon filmi değerlendirmeleriyle anıldı. Ayrıca hikâye dünyasında uyuşturucu meselesine, “toplumsal bir yara” olarak yaklaşan bir çerçeve kurdu.

Kazandığı Ödüller

Sınav’ın projeleri dönem dönem önemli ödüllerle de karşılık buldu. Özellikle:

  • 1994’te çektiği Yalancı filmi, Altın Portakal’da iki başlıkta öne çıktı: Mehmet Aslantuğ “en iyi oyuncu” ödülünü alırken, Osman Sınav da en iyi yönetmen ödülüne layık görüldü.
  • 1998 tarihli Gerilla filminde Tomris Oğuzalp, performansıyla Altın Portakal en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü kazandı.

Bu ödüller; Sınav’ın hem yönetmenlik dili hem de oyuncu performanslarını yönlendirme becerisinin sektör tarafından da görünür biçimde takdir edildiğini gösterir.

Ailevi İlişkiler

Osman Sınav’ın “yaşamı” anlatılırken, kaynaklarda bu bölümde ağırlıklı olarak doğum yeri ve eğitim hattı gibi kişisel geçmiş bilgileri öne çıkar. Aile ilişkilerine dair ayrıntılar ise burada sınırlı şekilde yer alır. Bununla birlikte, özellikle Süper Baba gibi aile merkezli işlerde kurduğu güçlü dramatik yapı, onu sadece aksiyon ve politik gerilimle değil; aile bağlarını, gündelik hayatın içindeki çatışma ve dayanışmayı anlatan bir yönetmen olarak da görünür kılmıştır.

Sosyal ve Politik Yaklaşımları

Toplumsal Hassasiyetler

Osman Sınav, erken dönem işlerinde (özellikle TRT için yaptığı roman ve hikâye uyarlamalarında) daha çok aşk hikâyelerine yönelse de, Türkiye’nin toplumsal ikliminin anlatılarına doğal biçimde sızdığını vurgular. Kendisini farklı görüşlerle çatışan biri olarak görmez; buna karşın toplumu bilinçli biçimde kışkırtan, gerilimi büyüten provokatif dil ve tutumların onda ciddi bir huzursuzluk yarattığını özellikle belirtir. Bu hassasiyetinin arka planında, 1970’lerde yaşanan toplumsal ve politik gerilimlerin bıraktığı izler vardır.

"Osman Sınav: Süper Baba öncesinde TRT'ye yaptığım roman ya da hikaye uyarlamaları var. Aşk hikayeleridir çoğunlukla. Ama herhalde Türkiye'nin durumundan... Bir yerde toplumsal bir provokasyon hissettiğim zaman çok huzursuz oluyorum. Kendimle çok barışığım, hiçbir karşı görüşten rahatsızlık duymam ama provokasyon beni çok rahatsız eder. Çünkü bunları 70'lerde çok yaşadık."

Bu çerçevede Sınav, bazı işlerindeki temel duruşun kendi dünya görüşüyle büyük ölçüde örtüştüğünü; anlatılarındaki “nasıl yapılmalı?” fikrinin, yalnızca dramatik bir tercih değil, hayata dair bir bakışın parçası olduğunu da dile getirir.

"Soru: Deli Yürek sizin işlerin nasıl halledilmesi gerektiğine dair görüşünüz olabilir mi?"
"Osman Sınav: Onlar var tabii ki. Ana kuruluşu itibarıyla yüzde yüz benim katıldığım ve olması gerektiğine inandığım bir duruş şekli."

Kahramanlık Anlayışı

Sınav’ın anlatı dünyasında kahramanlık, yalnızca aksiyonun yakıtı değil; toplumun beklentileri, adalet duygusu ve kolektif moral ihtiyacıyla bağlantılı bir kavramdır. Kahramanlık fikrini sevdiğini söylemekle birlikte, ideal olarak kahramanlığa mecbur kalmayan bir ülke tasavvuruna da işaret eder. Ona göre tam demokratik toplumlarda sistem, bireyi kahramanlığa zorlamaz; yine de kahramanlık duygusunun tamamen kaybolmaması gerektiğini savunur.

"Soru: Seviyor musunuz kahramanlıkları?"
"Osman Sınav: Seviyorum, ama tabii ki keşke kahramanlıklara ihtiyaç duyulmayan bir ülke haline gelsek. Çünkü tam demokratik ülkelerde kahramanlara ihtiyaç duyulmaz. Ama buna rağmen kahramanlık duygusunun yitirilmemesi gerektiğini düşünüyorum."

Ayrıca “Deli Yürek” örneğinde, işlerinin özellikle halk tarafından daha güçlü sahiplenildiğini; buna karşın bazı eleştirilerin yeterince izlenmeden yapıldığına inandığını ifade eder. Ona göre kimi çevreler, diziyi izlemek yerine onu etiketlemeye çalışmış; “hangi politik taraftan çıktığını” tahmin etmeye yönelmiştir.

"Soru: Deli Yürek'i entelektüellerdense halk beğendi daha çok, değil mi?"
"Osman Sınav: Evet, daha çok halk beğendi. Ben eleştirilerin çok izlenerek yapıldığına inanmıyorum. Entelektüeller izlemediler. Tanımayan, beni bilmeyen ve çok da televizyon izlemeyenlerden "Ya bunu kim yapıyor, solcular olmaz, ama sağcılar da yapmaz," yorumları duydum."

Siyasi Tutumu

Sınav, provokasyona mesafeli durmasına rağmen, “Deli Yürek”in yazım sürecinde bilinçli olarak sağ–sol sinerjisi aradığını anlatır. Buradaki hedefi gerilim yaratmak değil; farklı eğilimlerin aynı masada konuşabildiği, birbirini eleştirerek ortak bir zemine yaklaşabildiği bir iletişim ihtiyacına dikkat çekmektir. Bu yaklaşımı, toplumun ilerlemesi için diyalog ve konsensüs fikrini merkeze alan bir perspektif olarak okunur.

"Soru: Kim yapıyordu peki? Yazarı MHP'liydi..."
"Osman Sınav: Ömer Abi (Ömer Lütfi Mete) MHP'den adaydı. Geçmişi itibarıyla da Ülkücü kökenli, ama Deli Yürek'in içinden 15 tane de yazar geçti. Provokasyona karşı olmama rağmen, senaryo ekibi içinde bilerek bir provokasyon yarattım: Bir sağ - sol sinerjisi istedim. Buna ihtiyacımız var. Konuşabilirsek, insanlar birbirini eleştirerek açıkça fikirlerini ortaya koyup, bir konsensüs oluşturabilirse bir yere gidebiliriz... 78'de Abdi İpekçi'nin Dev-Yol, Dev-Genç ve Ülkü Ocakları başkanlarıyla üç gün süren bir röportajı vardı. Bundan çok kısa bir süre sonra Abdi İpekçi öldürüldü. Çok dikkatimi çeken, önemsediğim bir şeydi. Bence konuşulması istenmiyordu, diyalog kurulması istenmiyordu."

Gençlik yıllarındaki konumlanışını ise “eylemci” bir çizgiden ziyade, okuma-yayın üretimi ve çevre etkisi üzerinden açıklar. Sert ideolojik kamplaşmaların yaşandığı dönemde, yakın arkadaş çevresinin çok sıkı solculardan oluştuğunu; kendisinin ise ülkücü çevrenin içinde yer aldığını söyler.

"Soru: 70'lerde politik olarak aktif miydiniz? Nerede duruyordunuz, ne yapıyordunuz?"
"Osman Sınav: Eylemci bir tarafım yoktu tabii ki. O yıllarda biraz fazlaca kitap okumakla, yayınla falan ilgileniyordum. Bir duruşumuz vardı tabii ki. Çok sıkı solcu arkadaşlarım vardı ama ben Ülkücü tavırlıydım, o çevrenin içindeydim. O yıllar biraz öyle geçti."

Eylemsizlik Tercihi

Sınav, 12 Eylül sonrasında siyasetle kurduğu ilişkiyi kökten değiştirdiğini; ideolojik pozisyonların insanları “renkli balonlar” gibi şişirip zamanı gelince patlattığı duygusuyla, politik tavrın dışına çıkmaya karar verdiğini ifade eder. Bu noktadan sonra, herhangi bir ideolojinin aktif tarafı olmayı bilerek istemediğini; kendisini daha çok sanatın alanında konumlandırdığını belirtir.

"Soru: Sonradan törpülendi mi politik duruşunuz?"
"Osman Sınav: Ben 12 Eylül 1980 sabahı uyandıktan sonra hayatımın en derin uykusunu uyudum. "İhtilal oldu," dediler ve ben kendimi yatağa geri attığımı hatırlıyorum. Ondan sonraki değerlendirmelerde, ilk idamlarla, açıklamalarla gördüm ki birileri bizleri değişik renklerde bir balon gibi üflüyor ve zamanı gelince de patlıyor. 12 Eylül'den sonra siyaset duygusunu yitirdim; politik tavır veya ideolojinin dışına çıkmaya karar verdim. Ondan sonra hiçbir ideolojinin aktif tavrı içinde olmadım, olmamayı da yeğliyorum. Ben sanatla ilgileniyorum ve sanat ideolojinin çok üstünde."

Bununla birlikte, gençlik dönemindeki “ülkücülük” algısını dar bir korku siyasetine indirgemez; “Komünistler bu kış gelecek” gibi reflekslerle şekillenen bir fobiye mesafeli durduğunu, kendi odağında sosyal adalet (örneğin eğitimde fırsat eşitliği) ve vatanseverlik gibi başlıkların bulunduğunu söyler. Ayrıca 1978’de çıkardıkları dergide IMF üzerine manşet attığını vurgulayarak, politik ilgisinin dönemsel olarak ekonomi-politik meseleleri de kapsadığını anlatır.

"70'lerde sizin için Ülkücülüğün tanımı neydi? "Komünistler bu kış gelecek," diye ona karşı bir tepki miydi? Belki buna inananlar vardı ama ben ve arkadaşlarım böyle fobilere hep gülerdik. Benim için en önemli şey sosyal adalet meselesiydi. Eğitimde fırsat eşitliğinin olması gibi... Artı tabii vatanseverlik. Biz o zamanlar bir dergi çıkartıyorduk ve ben Türkiye'de IMF ile ilgili ilk manşeti atmış adamım. İktisat fakültesinin solcu öğrencileri şaşırmıştı. Büyük Ülkü diye bir dergiydi ve kapağa "Finans Kapital'in son oyunu: IMF" diye yazmıştım. Yıl 78, Ecevit hükümeti vardı."

Bugünden geriye baktığında ise, geçmişte onu ülkücü yapan “ruha” hâlâ inandığını; ancak aynı sertlikte ve dar çerçevede bir kimliğe sıkışmayı doğru bulmadığını dile getirir. Bu tavır, bir yandan geçmişle bağını koparmayan, diğer yandan da kendini ideolojik bir kalıba hapsetmek istemeyen daha esnek bir duruş olarak görünür.

"Soru: Ülkücülük konusunda şimdi daha ılımlı mısınız?"
"Osman Sınav: Tabii ki, ama doğrusu öyle bir derdim yok. Kaçındığım bir şey de yok. Geçmişte beni Ülkücü yapan ruha şimdi de inanıyorum. Onun kötü bir tarafı yok, ama ben şimdi eskisi gibi bir Ülkücü değilim. Zaten bu çok kısıtlayıcı bir şey olur."

Yönetmenlik Yaklaşımı

Osman Sınav, yaptığı işleri yalnızca “eğlence” üretmek olarak değil; ülkenin gündemine dair düşüncelerini ve eleştirilerini sanat diliyle ifade etmenin bir sorumluluğu olarak görür. Bu nedenle, beklenmedik biçimde değişen gündemlere “sürpriz” yakalanmamak için, görüşlerini doğrudan açıklamak yerine anlatısını ürettiği eserlerin içine yerleştirmeyi tercih eder.

Aşağıdaki söyleşi bölümleri, Sınav’ın tema seçimi, gerçeklik arayışı, seyirciyle kurduğu bağ ve risk alma tutumu hakkında ipuçları verir:

Dizi adındaki “kurt” imgesi ve esin kaynakları

Soru: Kurtlar Vadisi'nin adındaki kurt milliyetçi, ülkücü bir çağrışım mı?
Osman Sınav: İsim ve atmosfer kurgusunda, bir yandan Kemal Tahir’in Kurt Kanunu, diğer yandan Attila İlhan’ın Kurtlar Sofrası etkisini anımsatan bir yaklaşım olduğunu belirtir. “Vadi” ve “pus” duygusunun içinde var olabilmek için, doğaya uyum sağlayan bir “kurtluk” halinin gerektiğini vurgular.

“Kurtlar” kimdir? İyilik-kötülük ve mekanizma fikri

Soru: Kim bu kurtlar peki?
Osman Sınav: “Kurt” imgesini tek bir tipe indirgemez; iyi ve kötü kurtların birlikte var olabileceğini söyler. Anlattığı dünyada, yalnızca sokakta görünen küçük suçlar değil; kayıt dışı ekonomiyle ilişkili, ortalığı karıştırabilen ve güçlü bağlantılarla işleyen bir düzenek bulunduğunu öne çıkarır. Ona göre, popüler kültürdeki “mafya” temsili genellikle birkaç silahlı kişiden ibaretmiş gibi görünür; oysa Sınav, asıl gücün gerektiğinde yasa yaptırabilen, gündem değiştirebilen ve üst düzey etki alanına sahip yapılar olduğuna dikkat çeker. Bu perspektifle, diziyi “mafya” temasını farklı bir tanımla ele alan bir iş olarak konumlandırır.

Hedef kitle ve önyargısız izleyicilik

Soru: Bu diziyi sol entelektüeller izler mi acaba?
Osman Sınav: İzleyip izlememenin kişisel tercih olduğunu söyler; ancak izlemelerini istediğini açıkça dile getirir. Yönetmenlik tutumunda “peşin hüküm”e karşı belirgin bir mesafe vardır: önyargıyla hareket etmenin kimseye yarar sağlamadığını savunur.

Bütçe, risk ve “standart” meselesi

Soru: Siz çok büyük bütçeler kullanıyorsunuz. Tutacağının garantisi olduğu ve daha çok para döneceğini düşündüğünüz için çekinmiyor musunuz para harcamaktan?
Osman Sınav: Büyük prodüksiyonlara girmenin arkasında, “garanti” fikrinden ziyade risk almayı zorunlu gören bir çalışma etiği olduğunu anlatır. Kendi çıtasını sürekli yükselttiğini, ülke ölçeğiyle yetinmeyip dünya standartlarını hedeflediğini ve zamanla uluslararası pazara açılmak istediğini belirtir. Daha düşük bütçelerle daha fazla kazanç elde edebileceğini kabul etse de, motivasyonunun “lüks” değil işin niteliği ve hedef büyütmek olduğunu vurgular.

Zenginlik anlayışı ve kazancı yeniden işe yatırma

Soru: Zengin misiniz?
Osman Sınav: Maddi zenginlikten çok “gönül zenginliği” vurgusu yapar; kazandığını tekrar projelerine aktaran biri olduğunu, çok büyük bir serveti bulunmadığını ve daha sade bir yaşam sürdürdüğünü ifade eder.

Maliyet gerçeği: Popüler işte bile zarar ihtimali

Soru: Deli Yürek filminden kâr edebildiniz mi mesela?
Osman Sınav: Büyük projelerin finansal risk taşıdığını somut biçimde örnekler; maliyetin, Türkiye’de tek başına izleyici gelirleriyle her zaman karşılanamayabileceğini söyler. Benzer biçimde, bazı yapımların ilk bölümlerinin bile ciddi bütçeler gerektirdiğine dikkat çeker.

Sahicilik için teknik hazırlık: Mekân kurma ve aksiyon planı

Soru: Neler var süs olarak öyküye etki edecek?
Osman Sınav: Hikâyeyi zenginleştiren unsurların “süs”ten ibaret olmadığını; mekân, aksesuar ve aksiyon tasarımının anlatının parçası olduğunu anlatır. Uygun gerçek mekân bulunamadığında, örneğin kumarhane sahneleri için platoda baştan mekân kurma yoluna gidebildiklerini; bunun da ciddi bir maliyet yarattığını belirtir. Ayrıca aksiyon tarafında araç sahneleri ve özel ekipman gibi prodüksiyon tercihlerine değinir.

Seyirciyi anlama: Sezgi ve “içeriden bakmak”

Soru: Televizyonda neyin tutacağını nereden kestiriyorsunuz?
Osman Sınav: Bu konuyu bir meslek refleksi olarak görür; işin içinde sezginin payı olduğunu kabul eder, ancak esas belirleyenin halkın nabzını, kültürünü ve duyarlılıklarını içeriden okumak olduğunu söyler. Seyirciye tepeden bakan bir dile ise net biçimde karşı çıkar: "Halk anlamaz," ifadesini bir hakaret olarak gördüğünü belirtir ve tersine, halkın doğruyu ayırt etme kapasitesine güvendiğini vurgular. Ona göre samimi ve doğru yapılan iş, karşılığını mutlaka bulur.

“Ne satar?” sorusuna yaklaşımı: Türden önce insan

Soru: Ne satıyor: Seks, komedi, silah?
Osman Sınav: İçerik üretimini “ne satar” hesabına göre ölçmediğini; daha çok kendi yaşam kültüründen ve birikiminden hareketle çalıştığını anlatır. Zihninde yıllar içinde oluşan bir “sentez” bulunduğunu; bunun da bu toprağın ve iklimin taşıdığı duygu dünyasıyla bağlantılı olduğunu söyler. Son hedefi ise türden bağımsız olarak nettir: insana ulaşmak.

Kazanımları ve Ödülleri

Osman Sınav’ın kariyerindeki başarı göstergeleri iki ana başlıkta öne çıkar: festival dereceleriyle kayıt altına alınan ödülleri ve farklı görev üstlendiği geniş film-dizi üretim listesi. Aşağıda, eldeki kaynakta yer aldığı şekliyle çalışmaları ve ödül bilgileri düzenli bir yapı içinde sunulmuştur.

Filmografi Listesi

Aşağıdaki listede Osman Sınav’ın çalışmaları, kaynakta belirtilen görev türlerine göre ayrılmıştır.

Yönetmen olarak

  • 2018 — Sen Anlat Karadeniz (TV Dizisi)
  • 2017 — Yalaza (TV Dizisi)
  • 2015 — İnadına Aşk (TV Dizisi)
  • 2014 — Kızıl Elma (TV Dizisi)
  • 2014 — Karakeçili (TV Dizisi)
  • 2014 — Hatasız Kul Olmaz (TV Dizisi)
  • 2013 — Aşk Kırmızı (Sinema Filmi)
  • 2012 — Uzun Hikaye (Sinema Filmi)
  • 2010 — Kılıç Günü (TV Dizisi)
  • 2009 — Sakarya Fırat 1. Sezon (TV Dizisi)
  • 2009 — Masumlar (TV Dizisi)
  • 2008 — Doludizgin Yıllar 1. Sezon (TV Dizisi)
  • 2007–2008 — Pars Narkoterör (TV Dizisi)
  • 2006 — Pars: Kiraz Operasyonu (Sinema Filmi)
  • 2003 — Kurtlar Vadisi 1. Sezon (TV Dizisi)
  • 2001 — Deli Yürek-Boomerang Cehennemi (Sinema Filmi)
  • 2000 — Melek Hanım (TV Dizisi)
  • 2000 — Hayat Bağları (TV Dizisi)
  • 1999 — Deli Yürek (TV Dizisi)
  • 1998 — Sıcak Saatler (TV Dizisi)
  • 1998 — Mavi Düşler (TV Dizisi)
  • 1997 — Yasemince (TV Dizisi)
  • 1996 — Kralın Hayatı (TV Dizisi)
  • 1995 — Melek Apartmanı (TV Dizisi)
  • 1994 — Gerilla (TV Filmi)
  • 1993 — Yalancı (TV Filmi)
  • 1993 — Süper Baba (TV Dizisi)
  • 1992 — Kapıları Açmak (Sinema Filmi)
  • 1992 — Hayata Gülümsemek (TV Dizisi)
  • 1991 — Yarına Gülümsemek (TV Dizisi)
  • 1990 — Yalancı Şafak (TV Dizisi)
  • 1990 — Küçük Dünya (TV Dizisi)
  • 1990 — Aşka Kimse Yok (TV Filmi)
  • 1989 — Atlı Karınca (TV Dizisi)
  • 1987 — Bir Muharririn Ölümü (TV Dizisi)

Senaryo yazarı olarak

  • 2013 — Aşk Kırmızı (Sinema Filmi)
  • 2009 — Masumlar (TV Dizisi)
  • 2006 — Pars: Kiraz Operasyonu (Sinema Filmi)
  • 2001 — Deli Yürek-Boomerang Cehennemi (Sinema Filmi)
  • 1992 — Kapıları Açmak (Sinema Filmi)
  • 1990 — Aşka Kimse Yok (TV Filmi)
  • 1989 — Hünkarın Bir Günü (TV Dizisi)
  • 1987 — Bir Muharririn Ölümü (TV Dizisi)

Yapımcı olarak

  • 2017 — Yalaza (TV Dizisi)
  • 2017 — Sen Anlat Karadeniz (TV Dizisi)
  • 2016 — Şahane Damat (TV Dizisi)
  • 2016 — N’olur Ayrılalım (TV Dizisi)
  • 2015 — İnadına Aşk (TV Dizisi)
  • 2014 — Kızıl Elma (TV Dizisi)
  • 2014 — Hatasız Kul Olmaz (TV Dizisi)
  • 2013 — Aşk Kırmızı (Sinema Filmi)
  • 2012 — Uzun Hikaye (Sinema Filmi)
  • 2012 — Gel Dese Aşk (TV Dizisi)
  • 2009–2012 — Sakarya Fırat (TV Dizisi)
  • 2009 — Masumlar (TV Dizisi)
  • 2009 — Alayına İsyan (TV Dizisi)
  • 2008–2009 — Doludizgin Yıllar (TV Dizisi)
  • 2007 — Pusat (TV Dizisi)
  • 2007–2008 — Pars Narkoterör (TV Dizisi)
  • 2006 — Pars: Kiraz Operasyonu (Sinema Filmi)
  • 2005 — Kapıları Açmak (TV Dizisi)
  • 2005–2006 — Acı Hayat (TV Dizisi)
  • 2003–2004 — Kurtlar Vadisi (TV Dizisi)
  • 2002 — Ekmek Teknesi (TV Dizisi)
  • 2001 — Deli Yürek-Boomerang Cehennemi (Sinema Filmi)
  • 2000 — Hayat Bağları (TV Dizisi)

Oyuncu olarak

  • 2009 — Doludizgin Yıllar 2. Sezon (Kendisi) (TV Dizisi)

Yazım ekibinde / öykü katkısı

  • 2008–2009 — Doludizgin Yıllar (Öykü) (TV Dizisi)
  • 2007 — Pusat (Senaryo Hikayeleri) (TV Dizisi)
  • 2007–2008 — Pars Narkoterör (Öykü) (TV Dizisi)

Alınan Ödüller

Osman Sınav’ın kaynakta belirtilen ödül/başarı kayıtları, Antalya Film Şenliği’ndeki dereceler üzerinden listelenmektedir:

  • 1993 — 30. Antalya Film Şenliği:En İyi 3. Film (Yalancı)
  • 1992 — 29. Antalya Film Şenliği:En İyi 3. Film (Kapıları Açmak)
Emrah Yosun Emrah Tosun, 90min.tr bünyesinde futbol ve spor dünyasına dair güncel gelişmeleri takip eden, analiz eden ve okuyuculara tarafsız, güvenilir içerikler sunan deneyimli bir haber yazarı ve editörüdür. Özellikle Süper Lig, Avrupa futbolu ve transfer haberleri konularında uzmanlaşan Tosun, sporseverlere hızlı ve doğru bilgi akışı sağlama misyonuyla çalışmalarını sürdürmektedir.