Tunç Soyer tahliye edildi! Cezaevinden çıkamayacak!
Tunç Soyer, tahliye edilmesine rağmen yeniden tutuklandı. Soyer, savunmasında kamu zararının olmadığını belirtti.
Tunç Soyer'in Duruşma Süreci ve Tahliye Üzerine Verilen Karar
Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in tutuklu bulunduğu Kooperatif Davası'nın sabah saatlerinde başlayan dördüncü duruşması, gece yarısı 00:30'da sona erdi. Mahkeme, Soyer için tahliye kararı aldı. Ancak, geçtiğimiz hafta başlatılan başka bir soruşturma kapsamında, tutukluluk durumu devam ettiğinden, Soyer özgürlüğüne kavuşamadı ve tekrar Buca Cezaevi'ne gönderildi.
Duruşmadaki Savunma ve Açıklamalar
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin iştiraklerinden İZBETON A.Ş. aracılığıyla vatandaşların uygun fiyatlarla konut sahibi olabilmesi için destek sağlanan kooperatiflerde yaşanan inşaat gecikmeleri üzerine gündeme gelen davanın dördüncü duruşması Aliağa Şakran Cezaevi'nde gerçekleşti. "İhaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık" suçlamaları ile tutuklu yargılanan İzmir Büyükşehir Belediye eski başkanı Tunç Soyer, mahkemede yaptığı savunmada şu ifadeleri kullandı:
Pandemi ve Ekonomik Kriz Etkileri
Soyer, "İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, İZBETON'un yaptığı işlere onayım var. Yazılı bir onayım mevcut. İnşaatların tamamlanamaması bir suç değil. Suçun somutlaşması için kasıt gerekliliğinin bulunduğunu belirtmek isterim. İZBETON A.Ş. 'nin kamu zararına yol açtığı iddiaları gerçeği yansıtmıyor. Eğer pandemi olmasaydı, inşaat maliyetleri bu kadar artmasaydı ve inşaat faaliyetleri durdurulmasaydı, bu durum yaşanmayacaktı" dedi.
Bilirkişi Raporu ile Savunma
Soyer, "Görevde olmadığım dönemde kamu zararı iddiaları ortaya atılıyor. Bu duruma karşı çıkmak gerekiyor. Bilirkişi tarafından bildirilen 27 milyon 963 bin 92 kuruş kamu zararı ifadesi gerçeği yansıtmıyor. Bu rapor, bizim dolandırıcılık yapmadığımızı kanıtlar niteliktedir." şeklinde savunma yaptı.
Meclis Üyelerinin Karar Süreci
Soyer, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak, "Tüm meclis üyelerinin sanık sandalyesine oturması gerektiğini savunuyorum; çünkü bu kararlar benim yalnızca şahsi kararım değil, aynı zamanda CHP, AKP, MHP ve İYİ Parti meclis üyelerinin oy birliğiyle alınmış ortak bir karardır." dedi.
Cezalar Hakkındaki Duygular
Son olarak, Tunç Soyer, "Beş yıl süreyle 110 milyar liralık bütçe yönettim ve İzmir’e toplamda 1 milyar euro dışarıdan finansman sağladım. Bu kadar emek verdiğim halde adımın iftiralarla lekelenmesini kabul etmiyorum. Dilerim, hakkın yanında durulur ve yapılan haksızlıklar son bulur. Herkes için bu dünyayı cennet haline getirmek isteyen birisinin daha fazla cehennemi yaşatılmamasını umuyorum." şeklinde duygularını dile getirdi.
Duruşmadaki Diğer Önemli İfadeler
Davanın Hukuki Temelleri
Tutuklu yargılanan İZBETON A.Ş. eski genel müdürü Heval Savaş Kaya, bilirkişi raporunun "kopyala-yapıştır" yöntemiyle hazırlandığını dile getirdi. Kaya, İçtüzüğün açık bir şekilde bilirkişilerin, dosyada taraf olan kurumlarda çalışamayacağını belirttiğini ifade ederek, "Bilirkişi raporu davaya bir yenilik katmıyor, yalnızca iddianameyi oraya yerleştirmişler. Bizim mahkemede yaptığımız savunmalara ve uzman görüşlerine hiç değer verilmiyor," dedi. Kaya, Sayıştay raporunda kamu zararının tespit edilmediğine ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de bu konuda aynı görüşte olduğunu belirtti.
Kamu Zararının Olmadığı İddiası
Kooperatif yönetiminden tutuksuz yargılanan Çağlar Kalkan ise, sürecin başlangıcından günümüze kadar yaşananları özetleyerek, "İlk günden bu yana kooperatif yöneticisiyim. Beş kooperatif birlikte yargılanıyoruz. Bilirkişi raporunda belirtilen kamu zararı iddiasına katılmıyorum; böyle bir durum yok," şeklinde konuştu. Kalkan'ın yanı sıra, İZBETON A.Ş.'de Kentsel Yapı Birimi Şefi olan Arzu Güler de yaptığı açıklamada, usulsüzlük tespit edilmediğini kaydetti.
Hukukçular Arasındaki Tartışmalar
Eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, bilirkişi raporunun kendilerinin sunduğu bilgilerle örtüşmediğini belirterek, "Günlerce anlattık ama bilirkişi rapora hiçbir şey koymamış," dedi. Ayrıca, mahkeme başkanının bilirkişiye bir sorusunu yönelttiği sırada "Mali bilirkişi dediğinizin ofisi bile yok. Biz neden bu tür bir denetim altındayız?" diyerek hukuki süreçteki eksikliklere dikkat çekti.
Tutuksuz Yargılanma Talebi
Mahkeme heyetinde önceki duruşmada tutuksuz yargılama isteyen bir hakimin bulunmadığını hatırlatan avukatlar, bu durumun bağımsızlık ve tarafsızlık açısından sorun teşkil ettiğini dile getirdi. Avukat Murat Aydın, SEGBİS kaydının eksiksiz bir şekilde yapılmasını istediklerini belirtti.
İdam Talebi ve Şok İfadeler
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nin Başhekim Yardımcısı Dr. Gaffar Karadoğan ise duruşma salonunda dikkat çeken bir ifade kullandı. "Tutuklu sayısı azalsa da hala travma yaşayan insanlar var. Adalete güven zedelenirse, mazlumların ahı gökyüzünü yakar. Eğer bu insanların kaçma ihtimali varsa ve kaçarlarsa beni idam edin," şeklindeki sözleri, duruşma salonunda büyük yankı uyandırdı.
Kooperatifin Dava Süreci
Örnekköy 3. Etap İş Dünyası Konut Yapı Kooperifi yönetimi, şikayetlerini geri çektiğini açıkladı. Kooperatif Avukatı Mustafa Çağlar, bilirkişi raporundaki hataların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, kooperatif üyelerinin şu an zarar görmediklerini öne sürerek, "1, 2 milyon lirayla kooperatife katılanlar, şu an 7, 8 milyon lira değerinde konut sahibi olacaklar," değerlendirmesinde bulundu.
Protesto ve Avukat Tepkisi
Avukat Özkan Yücel, duruşmada sessiz kalmayı reddederek, "Yeniden hukuk konuşulana kadar burada durmayacağım," diyerek cübbesini çıkardı ve duruşma salonunu terk etti. Bu eylem, duruşmada ciddi bir tepki olarak değerlendirildi.
Savcının Duruşmadaki Talepleri
Savcı, duruşmada mütalaasını sundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın davaya müdahil olma talebinin onaylanmasını istedi. Ayrıca, sanıkların tutukluluk durumlarının sürdürülmesi ve adli kontrol uygulamalarının devam etmesini talep etti.
Mahkeme tahliye kararı vermiş olsa da…
Mahkemenin Verdiği Karar ve Sonuç
Mahkeme heyeti, saat 00:30'da kararını duyurdu. Bu karar kapsamında Tunç Soyer ve Heval Savaş Kaya'nın tahliyesine hükmedildi. Karar, oy çokluğu ile alındı. Ancak, geçtiğimiz hafta başlatılan farklı bir soruşturma nedeniyle Soyer ve Kaya’nın tutukluluğu devam etti ve bu sebeple sanıklar özgürlüklerine kavuşamadı. Sonuç olarak, Soyer ve Kaya yeniden Buca Cezaevi’ne gönderildi.